Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Cinema etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Love§Other Drugs

Hastalık üzerine kurgulanmış bir film.Senaryo klasik gelebilir ama film hiç statik değil bana göre.Sevginin Parkinson hastalığının ve cinselliğin önüne geçebileceğini gösteriyor. Anne Hathaway in gözlerinin doluşu ve bakışları da muazzam belirtmeden geçemeyeceğim. Eskiden erkeklerin yönelimleri tamamen cinsellik üzerine de olsa yaşadığımız süreçte kadınlarla bu durumu eşitlemiş gibi gözüküyoruz.Erkeklerin kadınlara her koşulda değer vermesi ve saygı göstermesi için de mesaj da veriliyor filmde. Bence film 6,50 den fazlasını hakediyor ama benim puanım 6,50.Keyifli olacağını bildiğim seyirler diliyorum tüm izleyicilere.

Umut Bahçesi / Zoo Keeper's Wife

Filmin orjinal ismi bu mu acaba?Ne zaman bırakacağız isim değiştirmeyi ve orjinal isimleri kullanmayı merak ediyorum... Amerikalılar filmde Yahudi propogandası yapsa da; Nazilerin Polonya yı işgali sırasında yaşananlar iyi dramatize edilmiş.Oyunculuk anlamında çok üst düzey bir oyunculuk göremedim.Hayvan sevgisi işlenmiş. Konunun uzun bir zaman sürecine yayılması bence olumlu.Daha kısa olsaydı giriş,gelişme ve sonuç bölümleri başarılı şekilde bağlanamazdı.Giriş,gelişme ve sonuç bölümleri başarılı şekilde bağlanmış nadir filmlerden. Seyretmemeniz hata olur.Ben özellikle puanımı yüksek tuttum.8,50/10. İyi seyirler dilerim.Asla sıkılmayacaksınız.

Isolation/Kapana Kısılmış

10 üzerinden 5 puan verdim.Fazlasını haketmiyor bana göre.Diğer izleyici yorumlarına da bakmak gerekir ama. Filmin giriş ve gelişme bölümleri sağlıklı bağlanabilmiş değil. Sonuç bölümü ise Amerikan filmlerinde de mantıksızlıkların olabileceğini gösteriyor. Toplamda başarısız bir yapım diyebiliriz.Geçirilecek boş zamanınız varsa seyredin derim.

İstanbul Kırmızısı

Lanet olsun bu içimdeki Türk Sineması tutkusuna deyip başlayayım.Dilim damağım kurudu.Giriş ve gelişme var,sonuç bağlanamamış demekten.Bir ekol yaratılmak isteniyor galiba Türk Sinemasında.Türk Sineması deyince akla sonucu olmayan,bağlanamayan filmler gelsin diye.Oyuncu kadrosunda birbirinden değerli insanlar,tiyatrocu ve sinemacılar var.Oyuncu kadrosu saygı görmeyi hakediyor ilk öncelikle.Sonrasında akışı çoğu filme göre çok durağan bir yapıda olan film.Bir çok izleyicinin sıkılması normal.Bu filmi sabırla izleyip beklemek gerekiyor.Birkaç satır önce ifade ettiğim gibi sonuç bölümüne gelince tıkanıyorsunuz.Sonuç bölümü diye bir şey yok filmde.Ferzan Özpetek'e yakışmayan bir durum bana göre.En azından filmin sonuç bölümünde Orhan ın kitap çıkarıp çıkaramadığını görseydik.Basit olurdu belki ama bağlanmış olurdu hiç olmazsa.Birçok sinema izleyicisi bu filme düşük puan verecektir muhakkak.Ben puanımı 7 olarak belirledim.Son zamanlarda belki de bu tarz bir yapıma 7 puan vermekle...

Tatlım Tatlım

Filmin sonunda bu dört çifti de aynı karede gösteriyorlar ya ,daha akıcı olması açısından ilk başlarda bu dört çiftin bir ortak yanını bulup birleştirmeleri gerekiyordu.BKM kadrosunun oyunculukları yine her zamanki gibi müthiş ama bu bile filmin akıcı olmasına ve seyirciyi ekrana kilitlemesine yetmiyor.Yurtdışı yapımlarına benzer ama Türkiye'de ilk defa kullanıldığını zannettiğim bir konsept ile izleyicinin karşısına çıkmış.Hepsinin müthiş bir oyunculuğu var saygı duyuyorum ama Serkan Keskin ki onu uzun zamandır takip ediyorum,Şebnem Bozoklu ve Çağlar Çorumlu bir başka.Ben 5 puan verdim ama izleyin siz yorumlayın.Bana çok kaliteli bir yapım gibi gelmedi.

OTOBAN / FREEWAY

Vakit geçirebileceğiniz bir film , sadece o kadar.Oyunculuklar açısından Ben Kingsley ve Anthony Hopkins olmasa film izlenemeyebilirdi.Sıradışı ve mantıksız sahnelerin olduğuna bende katılıyorum.İzleyin ama beklentiniz olmadan... www.sinemalar.com adresindeki bölümden sinema yorumlarımı takip edebilirsiniz... Diğer yazı adresim

Olanlar Oldu

Senaryo ezberlenen sıkıcı bir senaryo.Filmin giriş gelişme bölümü var lakin sonuç bölümü yok.Türk sinema filmlerinin karakteristik özelliği sonuç bölümü ya yok filmlerde belirsiz yani,yada giriş gelişme bölümlerinden tamamen alakasız oluyor.Filmin sonuç bölümü çok daha farklı tasarlanabilirdi.Mesela:”Zafer kaptan kızın arkasından tekne ile İstanbul a gidebilir,film setini teknesi ile selamlayabilirdi gibi”Film birazcık daha uzatılabilirdi.Filmin akıcılığı artardı.Yine de bu film Cem Yılmaz ın olsa bu kadar tahammül etmezdim.Ata Demirer i çok sevdiğim için ve oyuncu kadrosundaki yetenekleri bildiğim ve takdir ettiğim için sonuna kadar izledim ve keyif aldım.İzlenebilir bir film,destek deverilmeli fakat fazla beklentiye girilmemeli.Benim puanım 5/10

Just Wright / Doğru Hamle

Basketbolseverler ekran başına. Basketbolu aşkla birleştiren bir film daha.Konu klasik ama her dönem bu tarz filmler izleyiciyi çekmiştir ekran başına. Başarılı bir basketbolcunun kariyeri ile gerçek aşkı arasındaki gelgitlerini anlatıyor. Bir kadının sevdiği takdirde neler yapabileceğini izliyorsunuz. Genelde Amerikan sinema filmlerinin isim çevirileri her zaman çok ilgimi çekti.Bu filmin ismi de uyarlanmış her zamanki gibi Türkçeye. Filmde giriş gelişme ve sonuç gibi teknik konulara takılmayın.Benim gibi özellikle sonuç bölümüne dikkat eden bir insan bile bu filmde bu detaylara takılmadı. Filmin puanı 7,25/10. İyi seyirler dilerim. (not:film yorumlarımı www.sinemalar.com sitesinden takip edebilirsiniz.)

Just Wright / Doğru Hamle

Basketbolseverler ekran başına. Basketbolu aşkla birleştiren bir film daha.Konu klasik ama her dönem bu tarz filmler izleyiciyi çekmiştir ekran başına. Başarılı bir basketbolcunun kariyeri ile gerçek aşkı arasındaki gelgitlerini anlatıyor. Bir kadının sevdiği takdirde neler yapabileceğini izliyorsunuz. Genelde Amerikan sinema filmlerinin isim çevirileri her zaman çok ilgimi çekti.Bu filmin ismi de uyarlanmış her zamanki gibi Türkçeye. Filmde giriş gelişme ve sonuç gibi teknik konulara takılmayın.Benim gibi özellikle sonuç bölümüne dikkat eden bir insan bile bu filmde bu detaylara takılmadı. Filmin puanı 7,25/10. İyi seyirler dilerim. (not:film yorumlarımı www.sinemalar.com sitesinden takip edebilirsiniz.)

DELİBAL

Konu Türk insanın ilgisini çeken AŞK üzerine yine.Sondan başa doğru geliniyor filmde ve aralarda kesitlerle yine sona yaklaşılıyor . Çağatay Ulusoy ve Lydia Leyla Tuğutlunun oyunculukları örtüşmüş bana göre.Klasik görüşüm ama bir farklılığı var.Sonuca dikkat ediyorum hep biliyorsunuz.Giriş ve gelişmenin sonuçla nasıl örtüştüğüne yani.Son zamanlarda izlediğim sonucu en iyi bağlanan film.En başarılı sonuç bölümü olan bir film değil ama.Bazı yorumlara katılmamak elde değil. AŞK konusundan ayrı olarak çok daha değişik konular işlenebilir ve senaryolar yaratılabilir.Bunu da yapabileceğimize inanıyorum .Delibal izlenebilecek bir film.Senaryonun oyunculuklarla birleşip akışı itibari ile de sizi sıkmayacak diye düşünüyorum. Duygusal olarak puantajımı arttırdım.Türk filmlerini abartı bir durum olmadığı sürece desteklemeyi yeğliyorum.İyi seyirler efendim.Benim puanım 7,25/10. www.sinemalar.com adresinde "bekirfatihdemirag" kullanıcı adıyla filmler hakkındaki yorumlarımı,eleştri...

Letters to Juliet / Aşk Mektupları

Nişanlısı ile Roma’ya tatile gelen haber dedektifi.Yıllar önce aşık olduğu adamı bulmak isteyen olgun ama hala güzel olan kadın ve onun peşini bırakmayan bu olgun kadından başka kimsesi olmayan torunu. Bir merak ve mektup cevabı ile başlayan olaylar bir çiftliğe kadar uzanıyor. Mutlu bir son aramak için ne yalan söylemek gerekiyor ne de kavga etmek.Biraz çabalamanın yeteceğini,pes etmemenin gerekliliğini bu film bize gösteriyor. Letters to Juliet / Aşk Mektuplarını izlerken keyif alacaksınız.İtalya’nın eşsiz manzaraları ve doğası ile küçük bir gezintiye çıkacaksınız. Filmi izlerken haber dedektifinin nişanlısından ayrılması sahnesi biraz durağan gibi gözüktü bana,bir de yaşlı kadının torunu ile haber dedektifinin kalplerinin buluşması sahnesi sanki biraz daha romantik biraz daha heyecanlı olabilirdi. Filmin giriş gelişme ve sonuç bölümleri aralarındaki bağ olarak başarısız değil lakin çok da başarı değil. İzleyin derim. Benim Puanım 7,50/10.