Ana içeriğe atla

Adımlıyorum...

Geçen sene Kasım ayında İstanbul Maratonu'na münferit olarak katılmıştım.
Bu sene ADIM ADIM ÜYESİYİM.Adım Adım'a şimdilik Antalya olarak katılmaktayım.

Bu sene bir aksilik çıkmadığı taktirde(sakatlık vb.) İstanbul Maratonunda KORUNCUK VAKFI adına yarışacağım.Ekim ayında koşularıma start veriyorum.
1 Ekim de Turkcell Gelibolu Maratonu,8 Ekim de Eker Run,28 Ekim de Dalyan Caretta Run ve devamında İstanbul Maratonu.

Sosyal Medya vesilesi ile,daha doğrusu sosyal medyadaki koşu fotoğrafları sebebiyle tanıştığımız,Takımelbiseli Maratoncu Sayın Bilal GÜL etiketleme yaparken MARATON KARDEŞLİKTİR der.
Gerçekten de doğru MARATON KARDEŞLİKTİR.
(Facebook tan takım elbiseli koşucular yazıp takip edebilirsiniz veya Takım Elbiseli Koşucular sitelerini ziyaret edebilirsiniz.Faaliyetlerini takip edin derim.)

Bana gelirsek.
22 kg verdikten sonra hayatımda sporun çok daha fazla bir anlamı olduğunu keşfettim.Sporu bir hayat tarzı haline getirdim.
Bu katılacağım koşularda ise ne sponsor beklentim var ki zaten ÜNLÜ değilim,ne de birileri beni kameraya çeksin sosyal çevremi de bu sayede genişleteyim derdim var.Öyle kitaplarımı filan da lanse edip para kazanmak peşinde değilim.

İYİLİK PEŞİNDE KOŞUYORUM.

Bilal GÜL gibi Adım Adım üyeleri gibi güzel insanlarla beraber güzel şeyler ifade etmek,birçok hastalığa farkındalık yaratmak,toplumsal duyarlılık kazandırmak,ufak da olsa becerebilirsem koşarken maddi katkıda bulunmak.

İlk ve yegane amacım budur.

İYİLİK PEŞİNDE KOŞMAYA VAR MISINIZ?Hadi iyilik peşinde koşalım.

Bu dünyayı SAYGI değiştirecek,bu dünyayı BERABERLİK ve BİRLİK değiştirecek,bu dünyayı İYİLİK değiştirecek.
Bizler de peşinde koşmaya devam edeceğiz.

MARATON KARDEŞLİKTİR.

ADIM ADIM sitesini lütfen ziyaret edin.Koşmasanız bile yardımcı olabileceğiniz birçok sivil toplum kuruluşunun adresini bulacaksınız.Duyarlı olun,yardımcı olalım.

Koşarsanız da ortaklaşa katılacağımız koşularda birbirimizi görmemezlikten gelmeyelim.

Bilal GÜL arkadaşları ile MARATON KARDEŞLİKTİR demişti.Ben de kendimce ekleyeyim.

İLETİŞİM MEDENİYETTİR.

Barış için,Demokrasi için,Saygı için,Sevgi için,Mutlu Bir İnsanlık için ADIMLIYORUM...

En yakın koşunuzda sizlerle,okuyucularımla görüşmek ümidiyle.

Yorumlar

Popüler Olanlar

Just Wright / Doğru Hamle

Basketbolseverler ekran başına. Basketbolu aşkla birleştiren bir film daha.Konu klasik ama her dönem bu tarz filmler izleyiciyi çekmiştir ekran başına. Başarılı bir basketbolcunun kariyeri ile gerçek aşkı arasındaki gelgitlerini anlatıyor. Bir kadının sevdiği takdirde neler yapabileceğini izliyorsunuz. Genelde Amerikan sinema filmlerinin isim çevirileri her zaman çok ilgimi çekti.Bu filmin ismi de uyarlanmış her zamanki gibi Türkçeye. Filmde giriş gelişme ve sonuç gibi teknik konulara takılmayın.Benim gibi özellikle sonuç bölümüne dikkat eden bir insan bile bu filmde bu detaylara takılmadı. Filmin puanı 7,25/10. İyi seyirler dilerim. (not:film yorumlarımı www.sinemalar.com sitesinden takip edebilirsiniz.)

Eğer Konuşuyorsam Yaşıyorum Ben...

Yüksek katılımla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin,Devletimizin 12.Cumhurbaşkanını seçtik.Biz seçtik ,hepimiz.12 sene önce nasıl iktidar koltuğunu hediye ettiysek şimdi de Cumhurbaşkanlığı koltuğunu sunduk Sn.Erdoğan'a. Bir süre izledim. Başka bir yerde ikamet etmek isteyebilir,yıllardır sembolümüz olan Devlet ciddiyetininde sembolü olan Çankaya Köşkünün üstünü kalemle çizmiş olabilir. Kendisi ne yapmalı?Bana göre kafamdaki Cumhurbaşkanı modeli sabit ama Sn.Erdoğan bu modelin tüm temellerini yıktı.Sil baştan bir Cumhurbaşkanlığı modeli ortaya koymaya başladı. İnanamadım. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde herhalde ilk defa Cumhurbaşkanı'nın hemen bir iki adım arkasında Cumhurbaşkanı Yaver'i değilde akrabası koruma müdürü var.Cumhurbaşkanı Yaveri Sn.Albay kalabalık içerisinde kendisine yer bulmak için o kadar efor sarfediyor ki. Oysa ki Süleyman Demirel,bilhassa Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül beyefendilerde veya öncesinde merhum Turgut Özal,Kenan Evren,Fahri Korutü...

İktidarsızlığın Manifestosu/28.03.2015 tarihli yazım

28.03.2015 tarihinde www.bekirfatihdemirag.net adresinde yayımlanan yazım... Gün geçmiyor ki ülkemizde deprem niteliğinde bir gelişme yaşamayalım. YENİ TÜRKİYE söylemleri ile birlikte uygulamaları da hayata geçti. Peki bu YENİ TÜRKİYE nasıl bir TÜRKİYE,geleceğe bu iktidar mı yön verecek? Osman Pamukoğlu olayı,DSP'nin dibe vurdurulması,CHP'nin karıştırılması,Diyarbakır'da yaşanan özerklik simgesi miting,propoganda ve uygulamalar,Deniz Baykal'ın kaset olayı,Cemaat ve AK Parti restleşmesi,sürekli bir parti kurulması. Türkiye Cumhuriyeti çok farklı bir mecraya sürükleniyor. Terörist başı öcalan'ın kitlelere mektup ile seslenmesi,yıllar önce "düz ovada siyaset" isteyenleri memnun etmiştir heralde. "Kürtçülük Siyaseti" ile "Amerikan Emperyalizmi" ve İsrail'in "dünyayı yönetimi" "paralel" ilerliyor. Gündem her gün değişiyor.Domuz gribi,seçim,atamalar,protestolar vb. Her gün eski Türkiye'den biraz da...