Ana içeriğe atla

HADİ BU ÇOCUKLARA KİTAP GÖNDERELİM

Okuma konusunda ne kadar duyarlı olduğumu beni takip eden okuyucularım bilir.
Herhangi bir savaşta en büyük silahımızdır bildiklerimiz.
En güzel hediyenin de KİTAP olduğunu sürekli savunurum.
Geçmiş günlerden birinde,çok da uzak değil,"AŞKTAN ÖTE AHHŞK"kitabının sayın yazarı Devran TIĞLI beyefendi kendi resmi sosyal medya hesabında,Rize ilindeki boş kütüphaneli bir köy okulundan bahsetmiş.
Öğretmenleri Barış Buçan kütüphaneyi dolduracak kitap bulamamış.Çocuklar da kitap okumayı çok seviyormuş.Hal böyle olunca sayın yazardan izin almadan,şahsi sosyal medya adreslerim dahil tüm sosyal medya adreslerimde bu konuyu paylaştım.
En kısa zamanda Rize ili Çayeli ilçesi Büyükköy Merkez Ortaokulu'nun kütüphanesinin kitapla dolu halini görmek istiyorum.
Çok değil yazımı okuyan herkes bir veya iki kitap gönderse o kütüphane dolar.

Neden önemli?
Okumayı o kadar geri planda bıraktık ki.Sayın yazar Devran TIĞLI beyefendi bana hak verecektir,bir yazarın bile çok okuması gerektiğini düşünüyorum.Bu minvalde bizler de yazdığımızdan çok daha fazlasını okumamız gerekiyor.

Ne dersiniz?Bu güzel , pırıl pırıl okuma sevdalısı çocukları sevindirelim mi?
Onların yüreklerine bir kez daha OKUMA sevdasını aşılayalım mı?
Bence yapalım.

Değerli öğretmenleri Barış beyin ve okulun iletişim bilgilerini siz okuyucularıma aşağıda iletiyorum.
Yorum yazmak isterseniz asktirbizimkisi2016@gmail.com adresine yorumlarınızı gönderebilirsiniz.

Öğretmen: BARIŞ BUÇAN ( 0 507 649 78 39 )
Adres       :Rize ili Çayeli İlçesi Büyükköy Merkez Ortaokulu

TEŞEKKÜR:
Yazımı okuyup bu olaya duyarsız kalmayacak herkese ve de bu olayı öğrendiğim Devran TIĞLI beyefendiye ve öğrencilerini,yakın çevresini organize edip kitap toplanmasını sağlayan Rize ili Ali Metin Kazancı Lisesi öğretmeni Banu ARSLAN KAYA'ya...

NOT:PTT Kargo ile kitap göndermek hem çok kolay hem çok ucuz.PTT Kargo'yu tercih edin lütfen...


Yorumlar

Popüler Olanlar

Just Wright / Doğru Hamle

Basketbolseverler ekran başına. Basketbolu aşkla birleştiren bir film daha.Konu klasik ama her dönem bu tarz filmler izleyiciyi çekmiştir ekran başına. Başarılı bir basketbolcunun kariyeri ile gerçek aşkı arasındaki gelgitlerini anlatıyor. Bir kadının sevdiği takdirde neler yapabileceğini izliyorsunuz. Genelde Amerikan sinema filmlerinin isim çevirileri her zaman çok ilgimi çekti.Bu filmin ismi de uyarlanmış her zamanki gibi Türkçeye. Filmde giriş gelişme ve sonuç gibi teknik konulara takılmayın.Benim gibi özellikle sonuç bölümüne dikkat eden bir insan bile bu filmde bu detaylara takılmadı. Filmin puanı 7,25/10. İyi seyirler dilerim. (not:film yorumlarımı www.sinemalar.com sitesinden takip edebilirsiniz.)

Eğer Konuşuyorsam Yaşıyorum Ben...

Yüksek katılımla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin,Devletimizin 12.Cumhurbaşkanını seçtik.Biz seçtik ,hepimiz.12 sene önce nasıl iktidar koltuğunu hediye ettiysek şimdi de Cumhurbaşkanlığı koltuğunu sunduk Sn.Erdoğan'a. Bir süre izledim. Başka bir yerde ikamet etmek isteyebilir,yıllardır sembolümüz olan Devlet ciddiyetininde sembolü olan Çankaya Köşkünün üstünü kalemle çizmiş olabilir. Kendisi ne yapmalı?Bana göre kafamdaki Cumhurbaşkanı modeli sabit ama Sn.Erdoğan bu modelin tüm temellerini yıktı.Sil baştan bir Cumhurbaşkanlığı modeli ortaya koymaya başladı. İnanamadım. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde herhalde ilk defa Cumhurbaşkanı'nın hemen bir iki adım arkasında Cumhurbaşkanı Yaver'i değilde akrabası koruma müdürü var.Cumhurbaşkanı Yaveri Sn.Albay kalabalık içerisinde kendisine yer bulmak için o kadar efor sarfediyor ki. Oysa ki Süleyman Demirel,bilhassa Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül beyefendilerde veya öncesinde merhum Turgut Özal,Kenan Evren,Fahri Korutü...

İktidarsızlığın Manifestosu/28.03.2015 tarihli yazım

28.03.2015 tarihinde www.bekirfatihdemirag.net adresinde yayımlanan yazım... Gün geçmiyor ki ülkemizde deprem niteliğinde bir gelişme yaşamayalım. YENİ TÜRKİYE söylemleri ile birlikte uygulamaları da hayata geçti. Peki bu YENİ TÜRKİYE nasıl bir TÜRKİYE,geleceğe bu iktidar mı yön verecek? Osman Pamukoğlu olayı,DSP'nin dibe vurdurulması,CHP'nin karıştırılması,Diyarbakır'da yaşanan özerklik simgesi miting,propoganda ve uygulamalar,Deniz Baykal'ın kaset olayı,Cemaat ve AK Parti restleşmesi,sürekli bir parti kurulması. Türkiye Cumhuriyeti çok farklı bir mecraya sürükleniyor. Terörist başı öcalan'ın kitlelere mektup ile seslenmesi,yıllar önce "düz ovada siyaset" isteyenleri memnun etmiştir heralde. "Kürtçülük Siyaseti" ile "Amerikan Emperyalizmi" ve İsrail'in "dünyayı yönetimi" "paralel" ilerliyor. Gündem her gün değişiyor.Domuz gribi,seçim,atamalar,protestolar vb. Her gün eski Türkiye'den biraz da...