Ana içeriğe atla

4 Haziran 2016 ESKİŞEHİRSPOR KONGRESİ

Eskişehirspor Klubü Yönetimi 4 Haziran 2016 Cumartesi günü seçimli kongre kararı aldı.Delegelerine bildirdi.
Hayırlı olsun.
Başkan Mesut Hoşcan bu kongrede aday olmayacağını açıkladı.Kendi kararıdır.
Yerel gazetelerde bilhassa hemen eski başkanlardan Halil Ünal'ın çalışmalara başladığı lanse edildi.
Peki Eskişehirspor Delegeleri yapacakları seçimde nelere dikkat etmeli?

Bir defa Eskişehirspor delegeleri YÖNETMEYİ bilen,objektif çatışmadan kaçan siyasetten klubü uzak tutacak bir başkan seçmeli.Ne demek istiyorum?
Bir insanın toprak ağası olması veya bilmem kaç tane şirketi barındıran Holding sahibi olması o insanın idarecilik anlamda başarılı olduğunu göstermez,göstermiyorda.Seçilecek başkan klubün iç dinamiklerini harekete geçirecek,klubün olası sorunlarını sezebilecek ve önlem alacak,klüp içerisindeki koordinasyonu üst seviyede tutacak,daima gelişimi hedefleyecek,taraftarla içiçe ama kırmızı çizgileri olduğunu kendi taraftarına bile kabullendirecek bir kişi olmalı.

Her seçim öncesi bir Halil Ünal ismi çıkıyor.Mesut Hoşcan'ın ilk kazandığı seçim öncesi konuşmasında Halil Ünal şu ifadeye benzer,örtüşen bir ifade kullanmıştı,kongre üyeleri hatırlayacaktır:
"Eskişehirspor ile hükümetin arasındaki bağı ben kuruyorum.Sadece 3 sene için oylarınızı istiyorum.Sonrasında şeref sözü çekileceğim".
Seçimi Halil Ünal kaybetti.Yanılmıyorsam Mesut Hoşcan a karşı 2 seçim daha kaybedip 3.cü bir seçimde karşısında aday olmadı.

2-3 seçim kaybeden bir eski başkan neden hala başkan adayı olmak için çalışmalar yapar anlamak mümkün değil?
Camia Mesut Hoşcan'ın adaylığını istemiyor,şu veya bu nedenden dolayı aday olmayacak.
Halil Ünal'ın da bana göre artık yeter demesi gerekiyor.Bu insanların misyonunun, gelecek yeni yönetime ESKİŞEHİRSPOR'un başarısı için destek olmak, olması gerekiyor.

Gelecek yeni yönetim;

  • Eskişehirspor'u önce siyasetten arındıracak,
  • Eskişehirspor'un değerlerini gözönüne alıp büyük hedefler koyacak,
  • Koyduğu büyük hedefler için azimle,gece gündüz ama profesyonelce çalışacak,
  • Eskişehirspor'un taraftarı ile arasındaki kuvvetli bağı daha da güçlendirecek,
  • Stadyum,Sanal Mağaza gibi pazarlama konularında hem yaratıcı hemde kazançlı stratejiler uygulayabilecek,
  • Eskişehirspor'u uzun vadede borsaya taşıyabilecek,
  • Eskişehirspor'u sadece bir futbol klubü olarak değilde bir spor klubü olarak değerlendirmek için gerekli olan tüm nitelikleri kazandırmaya çalışmak,tüm bunların altyapısı için çalışmak,
  • Eskişehirspor'un delege sayısının arttırılmasını sağlamak ama sistemli bir şekilde,yine kurallar dahilinde,her elini kolunu sallayanın Eskişehirspor'a üye olamayacağının bilincinde,delegelere söz verilen üye kart sistemini hayata geçirebilecek,mevcut tüm delegelerden aidatlarını tahsil edebilen,edemediği zamanda kuralları uygulayabilecek,
  • Büyük Eskişehirspor taraftarının hakkını her gittikleri deplasmanda gözeten,BANDO ES ES'e sahip çıkan,deplasmana giden taraftarı 1 kişi olsa dahi onunla ilgilenen,
  • Eskişehirspor Futbol A Takımı teknik heyeti ile yakından ilgilenen(teknik konular haricinde),gerekirse teknik heyetinin görüşü doğrultusunda gerekli önlemleri anında alabilecek,
  • Tüm klüp yöneticileri ile barışık aynı zamanda tüm klüplerin karşısında ESKİŞEHİRSPOR'u sonuna kadar destekleyip arkasında dimdik durabilecek,
bir yönetim olmalı.Eskişehirspor delegeleri de bu konulara çok dikkat etmeli.

4 Haziran Cumartesi günü Büyük Eskişehirspor'un Kongresi var.Taraftarın tepkisini anlıyorum ve büyük ölçüde hak veriyorum.Başarısızlıktan kimse hoşnut olmaz.

Ve inanıyorum.Büyük Eskişehirspor taraftarı yine kendisine yakışanı yapacak.Bu kongre sürecinde Eskişehirspor'un başarısı için destek olacak,yıllarca bitmek tükenmek bilmeyen bir AŞKLA destek oldukları gibi,YENİDEN.

Seçilmişleri seçmek için uğraşmayalım,denenmemişleri deneyelim ve başarılı olmaları için eleştirmek gerekiyorsa da eleştirmekten çekinmeyelim tabiki ölçüsünde kararında.

ESKİŞEHİRSPOR için hayırlı olsun.
Siyah-Kırmızı Sevdalıların yolu açık olsun....

Yorumlar

Popüler Olanlar

Just Wright / Doğru Hamle

Basketbolseverler ekran başına. Basketbolu aşkla birleştiren bir film daha.Konu klasik ama her dönem bu tarz filmler izleyiciyi çekmiştir ekran başına. Başarılı bir basketbolcunun kariyeri ile gerçek aşkı arasındaki gelgitlerini anlatıyor. Bir kadının sevdiği takdirde neler yapabileceğini izliyorsunuz. Genelde Amerikan sinema filmlerinin isim çevirileri her zaman çok ilgimi çekti.Bu filmin ismi de uyarlanmış her zamanki gibi Türkçeye. Filmde giriş gelişme ve sonuç gibi teknik konulara takılmayın.Benim gibi özellikle sonuç bölümüne dikkat eden bir insan bile bu filmde bu detaylara takılmadı. Filmin puanı 7,25/10. İyi seyirler dilerim. (not:film yorumlarımı www.sinemalar.com sitesinden takip edebilirsiniz.)

Eğer Konuşuyorsam Yaşıyorum Ben...

Yüksek katılımla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin,Devletimizin 12.Cumhurbaşkanını seçtik.Biz seçtik ,hepimiz.12 sene önce nasıl iktidar koltuğunu hediye ettiysek şimdi de Cumhurbaşkanlığı koltuğunu sunduk Sn.Erdoğan'a. Bir süre izledim. Başka bir yerde ikamet etmek isteyebilir,yıllardır sembolümüz olan Devlet ciddiyetininde sembolü olan Çankaya Köşkünün üstünü kalemle çizmiş olabilir. Kendisi ne yapmalı?Bana göre kafamdaki Cumhurbaşkanı modeli sabit ama Sn.Erdoğan bu modelin tüm temellerini yıktı.Sil baştan bir Cumhurbaşkanlığı modeli ortaya koymaya başladı. İnanamadım. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde herhalde ilk defa Cumhurbaşkanı'nın hemen bir iki adım arkasında Cumhurbaşkanı Yaver'i değilde akrabası koruma müdürü var.Cumhurbaşkanı Yaveri Sn.Albay kalabalık içerisinde kendisine yer bulmak için o kadar efor sarfediyor ki. Oysa ki Süleyman Demirel,bilhassa Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül beyefendilerde veya öncesinde merhum Turgut Özal,Kenan Evren,Fahri Korutü...

İktidarsızlığın Manifestosu/28.03.2015 tarihli yazım

28.03.2015 tarihinde www.bekirfatihdemirag.net adresinde yayımlanan yazım... Gün geçmiyor ki ülkemizde deprem niteliğinde bir gelişme yaşamayalım. YENİ TÜRKİYE söylemleri ile birlikte uygulamaları da hayata geçti. Peki bu YENİ TÜRKİYE nasıl bir TÜRKİYE,geleceğe bu iktidar mı yön verecek? Osman Pamukoğlu olayı,DSP'nin dibe vurdurulması,CHP'nin karıştırılması,Diyarbakır'da yaşanan özerklik simgesi miting,propoganda ve uygulamalar,Deniz Baykal'ın kaset olayı,Cemaat ve AK Parti restleşmesi,sürekli bir parti kurulması. Türkiye Cumhuriyeti çok farklı bir mecraya sürükleniyor. Terörist başı öcalan'ın kitlelere mektup ile seslenmesi,yıllar önce "düz ovada siyaset" isteyenleri memnun etmiştir heralde. "Kürtçülük Siyaseti" ile "Amerikan Emperyalizmi" ve İsrail'in "dünyayı yönetimi" "paralel" ilerliyor. Gündem her gün değişiyor.Domuz gribi,seçim,atamalar,protestolar vb. Her gün eski Türkiye'den biraz da...